AYDIN KARLIBEL
Çoksesli müzik eğitimimi Cemal Reşit Rey’e borçluyum; İstanbul Şehir
Orkestrası’yla iki haftada bir Şan Sineması’nda verdikleri dinletilerle açıldım
o büyülü evrene.
Sevgili Rey’in kuruluşunda ve yaşamasında önemli bir yer tuttuğu Filarmoni
Derneği’nin düzenlediği dinletilerdeyse iki değerli yorumcu tanıdım, hem de
henüz üne ermedikleri dönemde: Seher Tanrıyar ile Aydın Karlıbel.
Seher ve eşi Hulki’yle daha sonra yakınlaşıp dost olma fırsatını da bulduk;
ama Aydın’ı ancak uzaktan,kimi müzik etkinliklerinde görüp dinleyebildim
yıllarca.
Geçen yazıda sözünü ettiğim İlişkiler’de bale boyunca sahnede kalıp yapıtın
müzikli yorumuna katılınca, ilişkimiz tazelendi; gözümün bebeklerinden Maurice
Bejart, çağdaş müziğin büyük ustalarından Pierre Boulez’in “Ustasız Çekiç” adlı
yapıtını dansla yorumlamaya hazırlanırken, l973’te, Milano’da, BBC
görevlisine:Aslında insan sürekli
İletişimin ardında koşar; sevişme de, bir yapıtı sahneye koyma da, insanlar
arasında, insanla yapıt arasında, insanla acunsal güçler arasında YENİ ilişkiler
kurma çabasından başka bir
şey değildir, diyordu.
Bizim için İlişkiler işte bu işlevi gördü: Aydın’la, zaten alttan alta,
düşünsel, duyusal olarak süren ilişkimiz canlandı.
Özü sözü bir, tutarlı, kendisiyle barışık insanlardan olduğu için, iki
satırlık yazıya karşılık, Kalan Müzik’in 2002’de gerçekleştirdiği “Piyano İçin
Türk Tarihi Albümü”nü yolladı hemen. Kuşkusuz çok sevindik, koyup dinledik,
bundan sonra yaşamımızda o da olacak
Aydın bu diske, on bir ünlü bestecinin Türk ögeleri taşıyan yapıtlarının
yanında, kendi
Üç çalışmasını da almış: “Eski Ordu Marşı”, “Mustafa Kemal Paşa Marşı” ve “l9
Mayıs Marşı”
Yorumladığı Batılı yaratıcılarsa sırasıyla şunlar:
Donizetti’nin “Mecidiye Marşı” ile Mahmudiye Marşı”.
Guatelli’nin “Aziziye Marşı”
Selvelli’nin “Reşadiye Marşı.
Lange’ın “Zafer Marşı”.
Beethoven’in “Türk Marşı”
Mozart’ın “Türk Marşı”.
Rossini’nin “Mecidiye Marşı”.
Saint-Saens’ın “Türk Marşı”
J.Strauss’ın “Balo Havai Fişekleri”.
Lizst’in “Büyük Parafraz’ı”
Diskin kitapçığında kısa bir özgeçmişi de var Aydın’ın; iletişim araçlarıyla
yağlı ballı
iletişimler kurmuş olanlar bunun yüzde biriyle birinci sayfalardan, ip iri
başlıklardan inmiyor
biliyorsunuz; Aydın’cığımsa, bilen bilir, öğrenir nasılsa diyerek derviş gibi
dönmeyi sürdürmüş, sürdürüyor.
Tam 4 yaşında başlamış piyano çalışmaya; Saint-Michel’de, Robert College’de
ve Boğaziçi Üniversitesi’nde okurken, yıllarca Cemal Reşit Rey’le diz dize
yaşamış. Boğaziçi Üniversitesi’nin Batı Dilleri ve Yazınları Bölümü ile Eğitim
Fakültesi’ni bitirmiş. O arada,
İngiltere, Avusturya ve İtalya’da müzik öğrenimini geliştirmiş. The
Associated Board of the
Royal Schools of Music tarafından verilen LbR.S.M.’yi; l99l Mozart yılı da
içinde olmak
üzere, l990-93 arasında Wiener Meisterkurse’den diplomalar almış.
İstanbul Belediyesi Konservatuarı, Nejat Eczacıbaşı Yarışması ve TRT
ödüllerini kazanmış.
“Hekim Maimonides” adlı operası , notası basılan ilk Türk operası olmuş.
Müzik tarihimizde gerçekleştirilen ilk “l2 Piyano Yorumcusu El Ele”ye
katılmış.
Pek çok yapıtı Almanya’da, Keturi Musikverlag tarafından basılmış, bunları
birçok ünlü yorumcu çalmış,CD’ye kaydedilmiş.
Yüksek Lisans çalışmasını İstanbul Teknik Üniversitesi’nde tamamlayan
Karlıbel
Cambridge Biographical Center’ca, “Yirminci Yüzyılın 2000 Sıradışı
Müzikçisi”den biri seçilip ödüllendirilmiştir.
Sanatçı , l986 yılından beri, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde müzik
yönetmeni, alıştırma yardımcısı olarak çalışmakta.
Ah ne mutluluk böyle alçakgönüllü, soylu, onurlu birinin dostu olmak!
Cumhuriyet, 1.1.2003
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder