“EFENDİ TERÖRİSTLER”
Yılmaz Dikbaş’ın son kitabının adı bu. Çok tutarlı bir barış, insansever
olduğu için, yine sorunun özüne parmak basıyor sevgili dostum: biliyorsunuz,
kötülüklerin simgesi olarak hep Hitler’e, Mussolini’ye, Franco’ya falan yönelir
öfkelerimiz; oysa onlar arkadaki asıl para ve erk sahiplerinin, Krupların,
Fordların, Rockefellerlerin sıradan maşalarıdır; günü geldiğinde kırılıp atılır,
yerine yenileri sürülür ateşe.
Kitapta bu olgu bütün çıplaklığı ve ayrıntılarıyla gözler önüne seriliyor,
hem de özellikle Batı kaynaklarına, belgelerine dayanılarak. Bu eğitilmiş,
donanımlı efendi teröristler arasından birini seçtim size aktarmak üzere.
1889-1974 yıllarında yaşamış, 1963/73 arasında da Devlet Başkanlığı yapmış,
Zalman Şazar.
“Zalman Şazar, Beyaz Rusya’nın Mir kasabasında, Habad Hasidik bir ailenin
çocuğu olarak doğmuş.
Klasik Yahudi eğitiminden sonra, laik edebiyat ve felsefe eğitimi de
almış.
16 yaşında Siyonist harekete katılmış, gönüllü militanı olmuş.
1907’de, 18 yaşında, devrimci eylemlere katıldığı, devrimi körükleyen yazılar
yazdığı için, Çarlık yönetimince tutuklanmış.
1916’da, Almanya Siyonist İşçi Hareketi’nin önde gelen kurucularından biri
olmuş.
1. Dünya Savaşı patlak verdiğinde, Almanya’da tarih ve felsefe öğrenimi
görüyor, aynı zamanda gazetecilik yapıyormuş. Siyonist eylemlerinden ötürü
Almanya dışına çıkması yasaklanınca, Almanya’da yaşayan Yahudilerin yaşamıyla
ilgili derin araştırmalara girişmiş.
1924’te Filistin’e göç etmiş. Dünya Siyonist Örgütü’nün Eğitim ve Kültür
Bölümü başkanlığını yürütmüş.
1948’de İsrail Devleti’nin kurulmasından sonra, Knesset’e girmiş, David Ben
Gurion hükümetinde Eğitim ve Kültür Bakanı olmuş.
1963’te İsrail Devlet Başkanlığı’na seçilmiş; 1968’de ikinci kez aynı göreve
getirilmiş.
David Ben Gurion hükümetinin bütün kanlı katliamlarını onaylamış, Filistinli
Müslüman Arapların evlerinden, topraklarından, işlerinden atılmalarını, barbarca
yurtlarından sürülmelerini bakan olarak imzalamıştır.”
Çünkü Vadedilmiş Toprakların( Dicle Fırat havzasının), Kutsal Kitap’ın
buyruğu uyarınca Yahudilere geri verilmesini amaçlayan Siyonistlerin şaşmaz
ilkeleri şunlar:
“Yahudi devletinin sınırları sonsuza dek kesinleşmeyecektir (Demek ki dünyayı
verseniz yetmeyecek!)./ Hiçbir ülkenin toprak mülkiyeti savı kabul edilemez./
Terörün bir savaş yöntemi olarak kullanılması engellenemez. / Yahudi dininin
temel ilkesi, ‘Haşmadet goyim’dir, yani Yahudi olmayanların ortadan
kaldırılmasıdır.”
Oysa dünya yazın ve sinema tarihi, Almanların Yahudilere uyguladığı
soykırımın öyküleriyle dolu. Ne acı değil mi?
Demek ki asıl sorun Naziler, Almanlar, acımasız Japonlar ya da bilmem kim
değil, paradan başka amaç gütmeyen, bu yarışta babasının bile gözünün yaşına
bakmayan anamalcılık!
Bütün dünya halkları gönüllü olarak ondan vazgeçip dayanışmacı, paylaşmacı
toplumsal düzene geçmeye yemin etmedikçe en küçük bir umut olamaz.
Bu değerli çalışma için Yılmaz Dikbaş’a da, yayıncı İsmet Arslan’a da
yürekten alkış.
Cumhuriyet, 6 Mayıs 2009.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder